Parolanızı mı unuttunuz? Kayıt ol
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color

Türkiye'nin En Zengin En Özgün Portalı

Wednesday
Nov 19th
UNIVERSIADE 2011 ERZURUM PDF Yazdır ePosta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 
Uluslar arası Üniversiteler Spor Federasyonu (FISU), İtalya’nın Torino kentinde yaptığı toplantıda, 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları’nın Erzurum’da yapılmasını kararlaştırdı.Slovenya’nın Maribor kenti ile Erzurum arasındaki yarış Türkiye’nin zaferiyle sonuçlandı. Karar 16 Ocak 2007’de, Torino Regio Tiyatrosu’nda FISU Başkanı George Kişşian tarafından açıklandı.Bu haber Erzurum başta olmak üzere tüm Türkiye’de büyük bir sevinçle karşılandı. Erzurum’da Büyük OrganizasyonWinter Universiade, yani Dünya Üniversite Kış Oyunları, dünyada olimpiyatlardan sonra düzenlenen en büyük kış organizasyonu olarak dikkat çekmektedir.Dünya Üniversite Kış Oyunları ile birlikte Erzurum, çok sayıda yeni tesis kazanacaktır.Yapılacak yeni tesislerle birlikte şehrin, dünya kışturizm merkezleri arasında konum u çok daha önemli bir seviyeye yükselecektir.2011 yılına kadar yapılması planlanan tesisler şöyle:  YENİ TESİSLER
  • 5 adet buz hokeyi ve buz pateni salonu
 
  • Kandilli Bölgesinde yapılacak kayaklı koşu ve biatlon yarışma alanı,
 
  • Kiremitliktepe’de inşa edilecek 5 atlama kulesi,
 
  • Alp disiplini ve snowboard yarışmalarının tamamının yapılabileceği yeni pistler ve liftler, Konaklı bölgesinin, yapılacak 8 yeni ve modern liftle turizme açılması,
 
  • 2500 yatak kapasiteli modern öğrenci yurdu ve Oyunlar köyünün dizaynı
 
  • Yarışmalar için kullanılması planlanan Cemal Gürsel Stadyumu, Üniversite kampusü gibi alanların yeniden elden geçirilmesi.
  YARIŞMA ALANLARI Alp Disiplini ve Snowboard:Master Planı çerçevesinde kayak kros yarışması dışındaki tüm Alp Disiplini yarışmalarını konaklı bölgesinde gerçekleştirilecektir.Bu yarışmalar şunlar:Erkek-Bayan İniş, Erkek – Bayan Büyük Slalom, Erkek – Bayan Slalom.Erkek- Bayan Kayak Kros ile Snowboard Erkek – Bayan Paralel Büyük Slalom Erkek – Bayan Paralel Büyük Slalom, Erkek- Bayan Halfpipe, Erkek , Bayan Snowboard Kros ve Erkek Big Air yarışmalarını Master plana göre Palandöken’de olacak. Kayaklı koşu ve Biatlon yarışmaları ise Kandilli bölgesinde yapılacaktır. Kayaklı Atlama:Erzurum Merkez’de bulunan ve mülkiyeti Orman Genel Müdürlüğüne ait olan Kiremitlik tepe’de 5 adet atlama kulesinin yapılması planlanmaktadır.Projenin bitirilmesinin ardından Erzurum’da Dünya atlama Şampiyonaları düzenlenecektir.Buz pateni yarışmaları için 3000 kişilik ve 500 seyirci kapasiteli iki adet salon yapılması planlar arasında bulunmaktadır Buz Hokeyi yarışmaları için 2000 kişilik ve 500 seyirci kapasiteli iki adet salonun inşa çalışmaları devam etmektedir.Curling yarışmaları için ihtiyaç duyulan 1000 seyirci kapasiteli salonda yapım aşamasındadır.  KonaklamaOyunlar köyü içerisinde toplam 2500 kişi kapasiteli öğrenci yurtlarının inşa edilerek, oyunlar sırasında sporcuların konaklamalarında kullanılması plan içerisinde yer almaktadır. Kent EkonomisiUniversiade ile sadece Erzurum değil, Doğu Anadolu Bölgesi ve ülkemizdeki kış turizmi dünya gündemine taşınacaktır. Doğa şartlarının, oldukça zorlu geçtiği bölgede yepyeni bir kazanç kapısı oluşacaktır. Dünyada sadece yaz turizmi ve plajları ile bilinen ülkemiz- getirisi yaza göre iki kat daha fazla olan kış turizmi açısından da dünyada adından söz ettirecektir. UNIVERSİADE NEDİR? Universiade kelimesi üniversite öğrencilerinin olimpiyatları anlamına gelen Üniversite (University) ve Olimpiyat (Olympiad) kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır.Universiade, birçok spor dalını bir araya getiren bir kültür ve spor festivali olması nedeniyle dünyanın en önemli spor etkinliklerinden birisidir. Her iki yılda bir farklı kentte düzenlenen bu oyunlar Yaz ve Kış Oyunları olarak ikiye ayrılır.Kış Oyunlarında altı zorunlu ve ev sahibi ülkenin seçeceği bir veya iki isteğe bağlı spor dalında müsabakalar gerçekleştirilmektedir. Zorunlu dallar; Alp Disiplini, Kuzey Disiplini, Buz Hokeyi, Hız Pateni, Biatlin ve Artistik Patendir. Atatürk ÜniversitesiAtatürk Üniversitesi’nin kurulması, Türkiye Cumhuriyeti’nin Önemli rüyalarından birinin gerçekleşmesi anlamına gelir.Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1937 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasama yılının açış konuşmasında Doğu Anadolu’da büyük bir üniversite kurmanın gereğini ifade ederek, bu hususteki çalışmalarını başlatma talimatını vermiştir.Atatürk’ün ölümünün ardından bu çalışmalara 12 yul ara verdikten sonra konu,1950 yılında tekrar gündeme getirilmiş, 1951 yılında oluşturulan bir komisyon Doğu Üniversitesi’nin Erzurum’da kurulmasını önermiştir.1954 yılında çıkarılan 6373 Sayılı kanınla bu üniversitenin adının Atatürk Üniversitesi olması kararlaştırılmıştır.Bugün 17 fakülte, 5 yüksek okul, 15 meslek yüksek okulu 6 enstitü ve 16 araştırma merkezinden oluşan Atatürk Üniversitesi 40.000 üzerinde öğrenciye eğitim vermektedir. ERZURUM TARİHİNE YOLCULUK Doğal koşulların ve coğrafi konumunun elverişliliği yanında, önemli uygarlık merkezlerine yakınlığı, Erzurum’un Anadolu’daki en eski yerleşim merkezlerinden biri olmasını sağladı.Bulunan bazı taş araçlar yöredeki yerleşimin Taş Çağı’na kadar götürmektedir.Anadolu’nun en eski devletlerinden biri olan Hititler’in sınırında yer alan bölge, pek çok savaşa sahne oldu. MÖ 3000 den sonra sırasıyla Huriler, Hayaşalar , Urartular, Asurlşar ,Kimmerler, İskitler , Medler ve Persler’in egemen olduğu bölgeyi MÖ 4. Yüzyılda Makedonya kralı İskender ele geçirdi.İskender’in ölümü ile Selökidler ve sonrada Roma İmparatorluğu’nun egemen olduğu bu bölge Romalılarla Partlar arasında kanlı savaşlara sahne oldu.Roma’nın bölünmesiyle 395’te Bizans İmparatorluğu’nun payına düşen Erzurum,Bizanslılar ile Sasaniler arasında birkaç kez el değiştirdi.Karadeniz’in kuzeyinde kurulan Hun Devleti de bu bölgeyi 295-398 yılları arasında istila ederek anadoluya ilk türk girişini gerçekleştirdiler. Bu dönemlerde Erzurumun yerinde Karim adında bir şehir Erzurum ovasının batı bölümünde de Erzen adıyla başka bir şehir bulunmaktaydı.Erzurum bölgesini Rumlardan  geri alan Bizans imparatoru 2. Theodosius’in (408-450) doğudaki generali Anatolius İran dan gelecek saldırılara karşı 412 ve 415 yılları arasında Karinin bulunduğu bölgenin en stratejik yerine kale inşa ettirdi ve şehrin adını Theodosiopolis olarak değiştirdi.İslam ordusu Erzurum’u ile kez 638 yılında Hz. Ömer zamanında İyas oğlu Ganem tarafından ele geçirildi.Ancak Arapların şehre tam olarak yerleşmesi mümkün olmadı.İslam devletleri kendi aralarında iç mücadeleye başlayıp zayıflayınca Bizanslılar Erzurum ve çevresini yeniden ele geçirdi. Erzurum 449 yılına kadar Bizans İmparatorluğu ile Emevi ve Abbasilerden oluşan Müslüman Araplar arasında pek çok kez el değiştirdi. Müslüman Araplar 449 yılında Bizans İmparatorluğuna yenilerek bölgedeki hâkimiyetlerini tamamen kaybettiler Müslümanlar Theodosiopolis’e “ Hali Şehri anlamına gelen ( Kali Kala ) ismini verdiler. 7. yy da nüfusu 200 bine yükselen Erzurum o dönemde dünyanın en büyük şehirlerinden biri konumundaydı.1048’de Doğu Anadolu’yu fethetmek üzere Bizans Topraklarına giren Selçuklu Türker’i ovanın batısındaki Erzen’i ele geçirdiler. Saldırılar sonucu harap olmuş Erzen’den kaçan halk Kalikaya sığınarak buranın Erzen olarak değiştirdi.Saldırılar sonucunda harap olmuş asıl Erzen’e Türkler kara Erzen ve zamanla Karas adını verdiler. Yeni Erzen ise daha sonra Erzen-i Rum ve Erzurum ismine dönüştürdü.1071 zaferinden sonra Selçuklu sultanı Alparslan’ın komutanlarından Ebul Kasım’ın Bizanslıları yenerek Erzurum’u Feth etmesiyle şehir yeniden Müslümanların hâkimiyeti altına geçti.Erzurum ve civarında kurulan Saltuklular Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliği olmaktadır.1202 yılına kadar Saltuklular’ın başkenti olan Erzurum bu tarihten itibaren Anadolu Selçukluları’na bağlandı.1242’de Moğolların eline geçen bölgede, 1335 yılına kadar İlhanlı egemenliği hüküm sürdü. İlhanlılar dağılınca Erzurum ve çevresi Eretna Türk beyliğine geçti. 14. yy. sonlarında Karakoyunlular ve sonra Timur, Erzurum’u ele geçirdi. 15. yy ortalarında Akkoyunlular, 1502’de Saf evi Hanedanlığı’nın kurucusu Şah İsmail tarafından ele geçirilen şehir bu dönemde oldukça geriledi.1514’te Yavuz Sultan Selim Erzurum’u Fethetti. Ancak Saf eviler Erzurum’u geri alınca, Kanuni Sultan Süleyman Erzurum’u kesin olarak Osmanlı topraklarına kattı. Erzurum bu fetihten sonra Türk yurdu olarak günümüze geldi.Trabzon – Tebriz ticaret yolunun üzerinde bulunan Erzurum, serhat şehri ve İran’a yapılan seferlerin askeri üssü olarak Osmanlı Devleti’nde yeniden bir eyalet konumuna yükseldi. Kültür, sanat, sanayi ve askeri bir merkez haline gelen Erzurum eyaleti, Erzincan, Gümüşhane illeri ile Malazgirt ve Kığı ilçelerini de içine alıyordu. Yüzyıllarca Türklerin yurdu olan Erzurum, 1929, 1878 ve son olarak I.Dünya savaşı’nda (1916) Rus ordularının hedefi oldu. Sarıkamış yenilgisinden sonra Ruslar, Erzurum’a girdiler ( 16 Şubat 1916 ) Ancak Türk ordusu, Brest, Livovsk Antlaşması’ndan sonra çekilmek zorunda kalan Rusların silahlandırdığı Ermenileri yenilgiye uğratarak kenti geri aldı.( Mart 1917 ).Erzurum, I. Dünya savaşı’nda işgal edilen Anadolu’nun kurtuluşu için başlatılan mücadelede de kritik rol oynadı.3 Temmuz 1919’da Anadolu’nun değişik illerinden gelen 56 delege il birlikte Erzurum Kongresi’ni düzenleyerek Milli Mücadelenin en ciddi adımını attı. Milli Mücadelenin sonunda Türkiye Cumhuriyeti 23 Nisan 1923 de kurulurken Erzurum da bu genç cumhuriyetin en önemli şehirlerinden biri olarak yerini aldı. ERZURUM’LU ÜNLÜ İSİMLER Erzurum, özellikle Osmanlı devletinin egemen olduğu 16. yüzyıldan sonra kültür ve sanatın merkezi haline geldi. O dönemden bu yana pek çok Erzurumlu gerek Türkiye’de gerekse dünya genelinde ismini duyurmayı başardı. Şair Nef’î Divan şairi. XVII. Yy. ve bütün Türk edebiyatının en büyük kaside şairi olarak tanınan Nef’î, gerek kendi zamanında, gerekse sonraki yüzyıllarda kaside yazan bütün şairleri etkiledi.Hicviyeleri ile ünlü olan Nef’î, yazdığı hicivlerle dönemin birçok isminin nefretini ve öfkesini de üstüne çekti. 4. Murad, Nef’î’nin hiciv yazmasını yasakladı. Ancak Nef’î kalemine hâkim olamadı ve buda şairin sonunu hazırladı. ( 1578–1635 )İbrahim HakkıDüşünür,bilim adamı Jeolojiden astronomiye, fizyolojiden psikolojiye kadar pek çok alandaki bilgileri bir araya getirmeye çalıştı.Toplam onbeş eseri bulunan İbrahim Hakkının en önemli eserleri arasında Divan ve Marifet name yer almaktadır. ( 1703 – 1780 ) Muhammed Said PaşaSadrazam. II.Abdulhamit döneminde İçişleri Bakanlığı- Ayan Meclisi Başkanlığı-Hazine-i Hassa Bakanlığı ve Adliye Bakanlığı’ndan sonra 1879’da sadrazamlığa getirildi. Çok sayıda yeni rüştiye ve mülkiye okulları açtırdı. Borçlar idaresini kurdu. Memurlarla ilgili düzenlemeler yaptı. 1912’deki 1. balkan savaşında 3 ay zorlu koşullar altında Edirne’yi savundu. Edirne Müdafii olarak da anılır. Nene HatunHalk kahramanı tarihimizde 93 harbi olarak anılan 1977-1978 Osmanlı Rus savaşı arasında Erzurum’daki Aziziye tablolarının kahramanca çarpıştı. 20 yaşınlarında genç bir gelinken küçük yaştaki oğlunu ve kızını “ seni bana Allah verdi bende ona emanet ediyorum “ diyerek evde bıraktı ve savaşa gitti.  Âşık SümmaniHalk ozanı asıl adı Hüseyin’dir. Narman’ın Sami kale köyünde doğdu. Küçük yaşta âşıklık geleneğini öğrenmeye başladı.11 yaşında Erzurum’a giderek âşıklar çevresine girdi. Yetişmesinde dönemin ünlü aşığı Ebabilin önemli katkısı bulunmaktadır. Yaşça kendisinden büyük olmasına karşı âşık ruhsati’yi etkilemeyi başaran halk ozanı birçok genç aşığın yetişmesinde etkili oldu. ( 1860 – 1915 ) Alvarlı EfeDin adamı şair din adamı, şair. Adıl adı Muhammed Lütfi’dir. Eğitimini dönemin şöhretli alimlerden aldı. Kendisine önerilen Hasan kale müftülüğünü kabul etmeyerek.Hasan kaleye 1 saat mesafede bulunan avlar köyünde 24 sene görev yaptı.Hülasatü’l Hakayık ve Metubat adlı şiir ve nesir eserleri bulunmaktadır. ( 1868 – 1956 ) Cemal GürselTürkiye Cumhuriyet’i 4. Cumhurbaşkanı. 1915 – 1917 yılları arasında topçu subayı olarak Çanakkale savaşına katıldı.Filistin ve Suriye cephelerinde yer alan Türk istiklal harbinin batı cephesindeki bütün savaşlarda bulundu.1958 yılında kara kuvvetleri komutanlığına atanan Gürsel, 27 Mayıs 1960 hareketinin liderliğini yaptı.1960 anayasasının hazırlanmasında önemli rol oynadı 10 Ekim 1961 de yapılan seçimlerden sonra Türkiye’nin 4.Cumhurbaşkanı seçildi. (1895 - 1966) Fethullah Gülen Emekli vaiz, yazar, şair. Erzurum’da Alvarlı Efe ve onun çağdaşlarından dersler aldı. Eğitime çok büyük önem verdi. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında birçok önemli eğitim kurumunun açılmasına öncülük etti. Şiir kitabı Kırık Mızrap’ın yanı sıra dini konularda yayınlarmış çok sayıda kitabı ve makalesi bulunmaktadır. ( 1941 - …) ERZURUM’UN KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİ Erzurum kültürü, ülke kültürü içinde önemli bir yer tutar kent tarihi boyunca bir geçit ve ticaret merkezi olmasından dolayı orta Asya, Azerbaycan, Kafkasya ve İran kültürlerinden etkilenmiştir. Yörede çeşitli zamanlarda deprem ve sel felaketlerinin yanı sıra birçok savaş yaşanmış: acılar, yiğitlikler ve köklü kültür birikimi zengin ve özgün Erzurum folklorunu oluşturmuştur.Edebiyat, MüzikYörede âşık edebiyatının köklü bir geçmişi vardır. Ülke çapında ün kazanmış birçok halk ozanı bu şehirde yetişmiştir. Geçmişi 17.yy kadar uzanan âşık edebiyatının geleneği günümüzde de devam etmektedir. Her yıl Erzurum âşıklar şenliği ve âşık Sümmani şenliğinde halk ozanları bir araya gelmekte ve yarışmalar düzenlenmektedir. Erzurum'un yetiştirdiği âşıkların en önemlileri: Kâtibi, Kenzi, Erzurumlu Emrah, Âşık Sümmani, Yaşar Reyhanî, Erbabi Fuat Durular, Bardızlı Nihani şeklinde sıralanabilir. Bu âşıklar halk edebiyatı için önemli eserler bırakmışlardır. Erzurum halk müziğinde çalınan sazlar çok çeşitlidir. Tezeneli sazlardan divan, bağlama, tambura cura ve çöğür çalınır. Zurna, dilli ve dilsiz kaval çeşitleri, anamey ortamey ve sipsiyi andıran kamıştan düdük, yörenin üflemeli çalgıları arasında yer alır. El SanatlarıEhram: Erzurum’ da ehram denince tamamiyle koyun yününden örülmüş kadınların dış giysi olarak kullandıkları ve tek parça örtündükleri sokak giysisi akla gelir. Eski Erzurum’da Emrahlar “ çulfa ” denilen dokuyucular tarafından dokunurdu. Çulfalar, sokağa diktikleri, 80 – 90 cm boyundaki 3 – 5 demir çubuğa ellerindeki iplik yumağını gerer, çubuklar önünde bir baştan bir başa gidip gelerek anlayışının devam ettirildiği tarihi Erzurum halıcılığı son yıllarda halk eğitim müdürlüğü ve Atatürk üniversitesi güzel sanatlar fakültesi halı atölyesinde yaşatılmaya çalışılmakta.Kök boyalar kullanarak renk açısından canlı halı örnekleri verilmektedir. MİMARİErzurum evleri: Erzurum evlerinin oluşmasında bulunduğu zengin çoğrafya tarih ve kültür ortamının payı büyüktür.Özellikle içlerinde yaşanan hayat iklim ve yapı malzemesi evlerin tasarımında önemli etkenlerdir. Bunun için Erzurum evleri esas olarak türk ev mimarisine uyan fakat kendisine has özellikleri bulunan bir konut türü olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.Zemin katta ahır kiler, samanlık gibi yardımcı hizmet bölümlerinin yanı sıra yaşama mekanlarıda bulunmaktadır. Önemli yaşama birimi olan tandır evi ve kışlık odalarda bu kata yerleştirilmiştir. Türk evinin açık avlu – taşlık kısmı kapalı bir avlu şeklinde zemin kat önemli bir yer yaşama alanı haline gelmiştir. 1. katta daracık bir geçitten ibaret olan sofaya bir veya iki oda açılmaktadır, böylelikle doğu anadoluya has diğer bölgelerimizden farklı bir plan ortaya çıkmaktadır. İç avlulu ve tandır evli tip olarak tanımladığımız bu tip evlere Bayburt ve kars gibi yerleşim birimlerinde de rastlanmaktadır. Ancak bu evlerin en güzel örnekleriyle Erzurum’da karşılaşılmaktadır. Erzurum’un evleri , savaşlar , yangınlar  ve yeni inşaatlar nedeniyle korunamamıştır. GELENEK VE GÖRENEKLERErzurum çok eski zamanlardan bu yana süre gelmiş tarihi ve kültürel çeşitliği bir arada barındırır.Selçuklu dönemi Türk – İslam kültürü, Türklerin göçebelik dönemi kültürü ve İran kültürü bunların en önemlileridir. Ancak günümüz Erzurum kültürünün temelleri büyük ölçüde Osmanlı döneminde sekilenmiştir. Yöredeki savaşlar Erzurum gelenek ve göreneklerine daha sıkı bağlanmalarını getirmiştir. Erkeklerin ellerinden düşürmediği tespih: Oynamaktan büyük zevk aldıkları bar: ata sporu cirit ve güreş: nikah, kına gecesi ve köy düğünü: sünnet şölenleri: semaverde kaynatılıp kesme şekerle içilen çay, Erzurum’un dikkat çekici gelenekleri arasında yer alır. ERZURUM ÇOĞRAFYASI Yeryüzü Şekilleri: Erzurum, genel olarak yüksek arazilerden oluşur. 2000 mt bulan platolar 3000 mt aşan dağlar ilin büyük kısmını meydana getirir. İlin %32 ini kaplayan platolar üzerinde hayvancılık faaliyetlerinin önemli olduğu geniş yaylalar bulunur Erzurum ilini kuzeyden rize dağları: Batıdan kop, maryam ve dumanlı: Güneyden palandöken, cemal ve Bingöl : Doğudan aras ve Allahuekber dağları ile Ardahan platosu çevreler. DÖRT MEVSİM ERZURUM Erzurum, Türkiye’nin kültürel değerlerini yaşatan yörelerden biridir. Ata sporu cirit, varlığını sadece bu ilde devam ettirmektedir. Erzurum’da dini ve milli bayramlar önemli bir yer tutar bunun yanı sıra mevsimine bağlı olarak mevsimine bağlı olarak yapılan şenlikler, festivaller, yarışmalar ve kutlamalar dikkat çekicidir.Evlilikle ilgili kutlamalar gerek geleneksel şekliyle gerekse de modern şekliyle kendini gösterir. Osmanlı’nın serhat şehri, tarihi ipek yolu’nun önemli merkezi ve çok sayıda medeniyetin beşiği olan Erzurum, sahip olduğu kültürel ve doğa zenginlikleriyle doyumsuz tablolar sunar. İlkbahar:Şehir merkezinde kış halen etkisini sürdürse de ilkbahar: ispir, tortum, olur ve Oltu ilçelerinde rengârenk çiçekler, coşkulu dereler ve yemyeşil bir doğa ile karşınıza çıkar.  Yaz: Erzurum yaz aylarında havasıyla suyuyla adeta bir yayla gibidir. Erzurum’un güzel yaz havası şehrin, birbirinden coşkulu etkinliklere sahne olmasını sağlayan faktörlerden biridir. Sonbahar:Erzurum’un yüksek yerlerinde havalar soğumaya başlarken özellikle Karadeniz’ e yakın olan ilçelerinde mevsiminde eşsiz güzellikleri yaşam bulmaktadır.Şehir merkezinde, başlayan eğitim sezonuyla birlikte eğitime dönük etkinlikler kendini gösterirken, ilçelerde yaz aylarındaki coşkulu festival havası devam etmektedir. Kış : Kar, Erzurum’un önemli sembollerinden biridir. Kimi zaman eylül ayında başlayan kar yağışları Mayıs hatta Haziran ayına kadar sürmektedir.Erzurum, 6 aydan fazla bir süreyi kar altında adeta beyaz gelinlik içinde geçirmektedir.Kış ile birlikte başlayan kayak sezonu Erzurum için apayrı bir heyecanın başlangıçını ifade eder.Kayak, şehir içinde bir yaşam biçimi olmaya başlamıştır. Dünyanın en güzel kayak pistlerine sahip olmasına 2011 Üniversite kış oyunlarına ev sahipliği yapacak olması kayak severlerin bu şehre ilgisini her geçen gün arttırmaktadır. ERZURUM HAMAMLARI İklim ve tarihi özellikleri bakımından Erzurum, hamam konusunda zengin bir çeşitlik sunar. Erzurum’da, özellikle Osmanlı devleti döneminde çok sayıda hamam inşa edilmiştir. Bu hamamlar günümüzde de geleneksel türk hamam kültürünü yaşatmaya devam etmektedir. Hamam tası, takunya gibi aksesuarlar ile birlikte kurna taşı göbek taşı gibi bölümler hamamların en önemli ikonları arasındadır. ERZURUM ÇEŞMELERİ Erzurum’da şehrin hemen her köşesinde ve her sokağında tarihi bir çeşme görmek mümkündür.Tarihi kaynaklarda Erzurum’da 200 e yakın çeşmenin bulunduğu belirtilmektedir. Erzurum çeşmelerinin su kaynaklarının büyük bir kısmını dağ suları oluşturmaktadır. Bu kaynaklar Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehrin gereksinimini karşılayabilmek için hayır sever kişiler tarafından palandöken dağının eteklerinden künklerle şehre getirmiştir. Künkler aracılığıyla çeşmelere dağıtılmıştır. Bu suların içerisine yabancı maddelerin karışmamasına büyük önem verilmiştir. Erzurum’un değişik mahalle ve semtlerine getirilen suların en önemlileri: Yeğenağa, Lalapaşa, Tophane, Çetecibaşı, Muratpaşa, Şeyhler, Hacı Dervişağa, Habib efendi, İbrahim paşa ve Cafer efendi sularıdır. Çeşmelerin büyük çoğunluğu mahalle aralarında tek çeşme olarak yapılmıştır. Bunun yanı sıra camilerin medreselerin yanında onlara bağlı çeşmeler bulunmaktadır.  NARMAN PERİ BACALARI Erzurum – Narman yolu üzerindeki Narman’a 13 km uzaklıktaki Yol dere Köyü’nde 5 km karelik bir bölgede bulunmaktadır. Jeolojik yapısının yanı sıra kırmızı rengi ile de dikkat çeken Narman peri bacaları bu özelliğiyle de dünyada birkaç örnekten birini oluşturmaktadır. Yakın bir tarihte keşfedilen Narman peri bacalarının ziyaretçi sayısı her geçen gün artmaktadır.Peri bacalarının bulunduğu vadide, çeşitli hayvanlarda yaşamaktadır. Bunların başında : Kayakartalı Şahin, Kerkenez, Atmaca, Kınalı keklik, Bıldırcın, Kayabülbülü, cinte, Toygar, Kırlangıç, Arıkuşu, serçe, saksağan ve karga gelmektedir. Ayrıca vadide: gelengi (yer sincabı), Afrika tavşanı, tilki, kurt, domuz, su samuru, tavşan, ayı ve porsuk gibi memeli hayvanlarada rastlanmaktadır. OLTU KALESİErzurum oltu ilçesinde, Oltu çayı kıyısındaki tepe üzerinde bulunan kale MÖ 4.yy. da Urartular tarafından yaptırılmıştır.Oltu’nun mahallelerini çevreleyen dış kale surları günümüze ulaşamazken, doğal kayalıklar üzerinde yer alan iç kale, ilçenin merkezinde sağlamlığı ve bütün ihtişamı ile durmaktadır.İç kalenin çevresi yüksek ve kalın sur duvarları ve burçlarla takviye edilmiştir.” Ehmedek “ de denilen iç kale üzerinde sarnıçlar bir türbe, bir şapel ile kale muhafızlarına ait mekanlar bulunmaktadır. Kalenin kuzey batıdaki burç ve sınır duvarlarının geçmişte, çok görkemli bir özellik taşıdığı anlaşılmaktadır.Ehmedek’ten Oltu çayı’na inen gizli bir su yoluda bulunmaktadır.İç kalenin doğu eteğindeki asıl Selçuklulara uzanan ve künklerle iç kaleye bağlı olan Selçuklu hamamı ile kale organik bir bütünlük oluşturmaktadır.Osmanlı döneminde bir süre kervansaray olarakta kullanılan oltu kalesi 3000 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Kesme taştan yapılan kale, Bizans, Selçuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlı dönemlerinde de onarım geçirmiş son olarak 1998 – 1999 yıllarında restore edilmiş ve sağlamlaştırılmıştır. Oltu Rus KilisesiOltu ilçe merkesinde, şehrin doğusunda yer almaktadır. Üzerinde yapım kitabesi bulunmayan yapının, 1877 – 1878 Osmanlı Rus savaşı sonrasında Ruslar tarafından 1885 – 1890 yılları arasında inşa edildiği bilinmektedir. Oltu TaşıOltu taşı, oltu ilçesi sınırları içerisinde çıkartılan değerli bir taştır. Siyah, koyukahve, sarı ve nadir olarak da bulunan oltu taşı, başta tespih olmak üzere, takı ve ziynet eşyaları yapımında kullanılmaktadır. Oltu taşı, yüzyıllardan beri  yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğla geçen ev – atölyelerde, fazla bir değişikliğe uğramadan işlenmektedir.Oltu taşı, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından incelendiğinde başlıca şu niteliklere sahip olduğu görülmüştür:  Mohs sertlik skalasına göre 3 sertliğe, 1.5 yoğunluğa sahip ve karbon içeriği yüksektir. Çıra gibi yanar ve geride sigara külüne benzer bir atık bırakır.Linyite göre çok sıkı yapılı olmasın karşın genelde kompakt linyit olarak tanımlanabilir. Sürtünme ile elektiriklenir ve hafif cisimleri çeker. Yanma esnasında aniden soğutulursa donar camlaşır ve kalıp halini alır. Oltu taşı, yer kabuğu içerisindeyken yumuşak hava ile temas ettiğinde sertleşmektedir. Oltu taşı’ndan yapılmış tespih ve takılar: ilçe sınırları içerisinde bulunan imalat ve satış noktalarında: şehir merkezinde ise başta taşhan olmak üzere çeşitli noktalarda satılmaktadır.  TORTUM GÖLÜ VE TORTUM ŞELALESİ Erzurum – Artvin yolu üzerinde dağlık ve derin vadilere yayılmış derin bir arazi üzerinde bulunan Tortum ve uzun dere ilçeleri, yeşilliğiyle ve doğa güzelliyle dikkat çekmektedir. Erzurum’un en kuzey ucunda yer alan Tortum gölü ve Tortum şelalesi, bu doğa güzelliği tamamlayan eşsiz bir manzara sunmaktadır. İSPİR KALESİİspir ilçesinde bulunan kalenin 12.yy da bölgede hüküm süren İlhanlılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Kalede, günümüze kadar gelebilen bir kitabe bulunmadığından yapım tarihi ile ilgili net bir bilgi elde edilememiştir. Kale, 16. yy. da Osmanlı Kanuni Sultan Süleyman tarafından onarılmıştır. Kalenin temeli, Çoruh nehrinden toplanan taşlardan yapılırken, üst duvarların inşasında blok kesme taş kullanılmıştır. Kale içerisinde bulunan mescidin minaresi, aynı zamanda kalenin gözetleme kulesi olarak hizmet vermiştir. SIRA KONAKLARSıra konaklar, Çoruh havza’sının Kaçkar dağı’ndan sonraki en büyük zirvesi olan Soğanlı dağı’nın eteklerinde bulunmaktadır. Bulunduğu köye adını veren Sıra konaklar, granitten yapılmış büyük taş evleri olmaktadır.Bölgede yaşayan gürcüler tarafından yapılan konakların tarihi 200 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Bölgeye gelen turistleri ağırlamak amacıyla sıra konakları turizme kazandırma çalışmalarına başlanmıştır. NEREDE KALINIR Erzurum’da otellerin büyük çoğunluğu Palandöken kayak merkezi ve şehir merkezinde konumlanmıştır. 5 yıldızlı ve 4 yıldızlı oteller Palandöken kayak merkezi’nde bulunurken, diğer oteller şehir merkezinde ve ilçelerde yer almaktadır. Şehir merkezlerinde ve ilçelerde başta öğretmen evleri olmak üzere, kamu kurumlarına ait misafirhanelerde önemli konaklama alternatifleri arasında yer almaktadır.  ERZURUM MUTFAĞIErzurum, Türkiye’de yöresel mutfağı en zengin illerden biridir. Kebaptan, sebze yemeklerine: Çorbadan, tatlı çeşitlerine onlarca farklı çeşidin bulunduğu Erzurum mutfağı keşfedilmeyi beklemektedir. Erzurum’daki bu zengin yemek kültürü, başta Osmanlı devleti olmak üzere pek çok medeniyete ev sahipliği yapması ve tarihi ticaret yolları üzerinde bulunmasının önemli bir etkisi bulunmaktadır. Erzurum’a özgü  bazı yemekler Türkiye’nin başka yörelerinde de yapılmakta, ancak buradaki kadar lezzetli olmamaktadır. ÖNEMLİ NOTLAR Sahip olduğu çoğrafi özellikleri nedeniyle şehir merkezinin sıcaklık değerleri Türkiye geneline göre düşük olduğunu bilmeniz önemlidir. Yolculuğa çıkmadan önce mutlaka yanınızda kış aylarında kaban, diğer aylarda yedek hırka veya kazak bulundurun. Turizm, vizeler ve gümrük ile ilgili bilgileri: büyük elcilikler gümrük müsteşarlığı ile kültürü ve turizm bakanlığından edinebilirsiniz.  
 
Kayıt Ol

istatistikler

Üyeler : 58
İçerik : 2355
Web Bağlantıları : 29